

Sara Nöbeti ve Kalp Krizinde İlkyardım
Hazırlayan: Ankara Tabip Odası İlkyardım Komisyonu
SARA
(EPİLEPSİ) NÖBETİ'NDE İLK YARDIM
Hemen hepimiz sokak ve caddelerde,
kalabalık ortamlarda veya işyerlerimizde aniden yere düşen, vücudunda yaygın
kasılma ve titremeler gözlenen, ağzından tükürük benzeRi köpüklü salgılar
çıkaran kişiler görmüşüzdür.
Böyle kişilerin etrafında biriken
insanların konuşmalarından anladığımız kadarıyla, ortada sara nöbeti geçiren
birisi vardır.
Gerçekte sara dediğimiz rahatsızlık,
tıp diliyle epilepsi adı verilen beyindeki sinir hücrelerinden bir bölümününm
diğerleri ile koordineli olarak çalışmayarak kendiliklerinden bir takım
uyarılar üretmeleri sonucu oluşan bir sinir sistemi hastalığıdır.
Epilepsi nöbetleri esnasında, merkezi
sinir sistemindeki koordinasyon bozukluğu nedeniyle bir takım organlar
istemsiz olarak fonksiyon gösterirler. Kol vebacaklarda kasılmalar, çene
kaslarında kasılma gelişebilir. Buna bağlı olarak kişi dilini ısırabilir,
solunuma yardımcı kaslardaki kasılmalar soluk alma vermede düzensizlik
yaratır, idrar tutmayı sağlayan kaslarda gevşeme oluştuğu için idrar kaçırma
gözükür. Bilinç kaybolur ve buna bağlı olarak her türlü bilinçli algı kapanır.
Bu durumdaki bir kişinin karşı karşıya
olduğu en büyük tehlike, hava yolunda gelişebilecek bir tıkanma yüzünden
solunum durması ve kasılmalar sırsındaki istemsiz kas hareketleri yüzünden
vücuttaki hareketli organlarda yaralanmalar meydana gelmesidir.
Nöbet geçiren kişiyi bu tehlikelerden
korumak için;
1- Hava yolunu, başı alından geriye
bastırarak açık tutmak,
2- Eğer çene kaslarındaki kasılma
yüzünden çenesi kilitlenip kapanmadıysa ağız çene içine sert olmayan bir
cisim sokmak, (rulo haline getirilmiş kumaş havlu gibi)
3- Başını yere çarpmasını engellemek
için diğer el ile sabit tutmaya çalışmak,
4- Etraftaki kesici delici cisimleri
uzaklaştırarak kol ve bacaklarını yaralamasını önlemek gereklidir.
Epilepsi nöbeti başladığı gibi kendiliğinden
sonlanır. Nöbet sonrası kişi gevşemiş ve bilinci bulanık halde olur. Bazı
durumlarda uykuya bile kalbilir. Nöbet bittikten sonra kişiyi en
yakın sağlık kurumuna götürmek veya 112’ yi arayarak sağlık ekibinin olay
yerine gelmesini sağlamak doğru bir davranıştır.
Bu tür olaylarda, etrafta toplanan
insanların nöbet geçiren kişinin ağzına kaşık, anahtarlık, tahta cisimler
sokmaya çalışması, soğan koklatması, kişiyi suyla ıslatması, kol
ve bacaklarına bastırarak kasılmaları önlemeye çalışması sık karşılaşılan
ama hiçbir faydası olmayan hatalı davranışlardır.
Bu tür yaklaşımları engellemek bile
nöbet geçiren kişiye daha fazla yarar sağlayacaktır.
KALP
KRİZİ'NDE İLK YARDIM
Kalp krizi geçiren bir kişiyle karşılaşmak,
ilkyardım hakkında bilgisi olmayan herkes için sarsıcı bir deneyimdir. Öncelikle
kişinin kalp krizi geçirdiğine ikna olmak, bu nedenle en sık karşılaşılan
belirtileri ayırtetmek gerekir.
Kişinin soğuk, soluk ve nemli bir
cildi varsa, bilinci kapalı ise, şiddetli göğüs, sırt veya omuz ağrısından
şikayet ediyor ise, kaygılı ve sıkıntılı bir ruh halinde ise, tansiyonu
düştüğü için ayakta durmakta güçlük çekiyorsa, solunumu düzensizleşmiş
ve sıklaşmış, nabzı hızlanmış ise kalp krizinden şüphe edilmelidir.
Bu durumdaki bir kişiye yaklaşım,
olay yerine derhal bir sağlık ekibi çağrılması ile beraber yürütülmelidir.
İlk olarak kişiyi sakinleştirmek,
hareket etmesine izin verilmeden bulunduğu yerde yatar pozisyona getirmek,
kravat, düğme, kemer, fular gibi aksesuarları gevşetmek veya çıkarmak,
temiz hava almasını sağlamak için etraftaki olası kalbalığı dağıtmak iç
mekanda ise pencere kapı açmak, hiçbirşey yemesine ve içmesine izin vermemek,
eğer varsa daha önceden kullandığı veya yanında taşıdığı ilaçları dışında
hiçbir ilaç vermemek gerekir.
Kriz geçiren kişinin sağlık ekibinin
ulaşması mümkün olmayan bir yerde bulunması halinde, kişi aynı pozisyonda
derhal en yakın sağlık kurumuna taşınmalıdır. Kesinlikle yürütülmemelidir.
Kapl krizi; geçiren kişi için hayati
tehlike arzeden ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda gerekli eğitimi almamış
insanların ilkyardım uygulamalarından olan suni solunum ve kalp msajını
uygulamaları son derece yanlıştır. Kişinin solunum ve dolaşımını doğru
bir şekilde değerlendirip gerekli uygulamayı yapmak, özel bilgi ve beceri
gerektirir.
Bu yüzden ilkyardım eğitimi almamış
kişilerin olaya müdehaleye yaklaşımları buradaki bilgilerle sınırlı kalmalıdır.
|